Sofiapedi
Hukuk ve AdaletTemel

Hukuk Nedir? Temel Kavramlar ve İşlevi

Hukuk; sosyal düzeni sağlayan, devletin zorlayıcı gücüyle desteklenen maddi yaptırımlı kurallardır. Din, ahlak ve görgü kurallarından maddi yaptırım niteliğiyle ayrılan hukuk; yazılı, gelenek ve içtihat kaynakları aracılığıyla ortaya çıkar ve kamu/özel hukuk olmak üzere iki temel dala ayrılır.

·9 dk okuma

Sosyal Düzen ve Hukuk Kuralları

İnsan, varlığını sürdürdüğü çevrede diğer bireylerle ve kurumlarla sürekli ilişki içindedir. Bu ilişkiler sosyal ilişki olarak adlandırılır; söz konusu ilişkilerin tabi olduğu düzen ise sosyal düzen olarak ifade edilir. Sosyal düzenin herkes için geçerli bazı yükümlülükler ve ödevler yüklediği kabul edilir. Bu ödev ve yetkileri düzenleyen kurallara sosyal düzen kuralları denir.

İnsanın belirli bir sosyal çevrede yaşama zorunluluğunun birden fazla açıklaması bulunmaktadır. Bazılarına göre bu zorunluluğun kaynağı, insanda bulunan benzerlerini arama eğilimidir. Bazılarına göre ihtiyaçlarını karşılama gereksinimidir. Bazılarına göre içgüdüsel bir gereksinim, bazılarına göreyse barış içinde yaşama zorunluluğudur.

Sosyal ilişkiler bazen sorunsuz yürür, bazen de çatışmalara neden olur. Aile içi çatışmalar, bireyler arası anlaşmazlıklar, kurumlar arası ya da ülkelerarası gerilimler bu duruma örnek gösterilebilir. Buna karşın sosyal ilişkiler, kurallara uymayan bireyler bulunmasına rağmen kendi dinamiği içinde belirli bir düzeni korur.

Genel kabule göre sosyal düzen kuralları dört ana başlık altında sınıflandırılır: din kuralları, ahlak kuralları, görgü kuralları ve hukuk kuralları. Tüm bu kuralların ortak özellikleri şöyle sıralanabilir: genel nitelik taşımaları, yani ayrım gözetmeksizin herkese uygulanmaları; sürekli olmaları, yani uzun süredir aralıksız uygulanmaları ve yaptırım içermeleri.

Din kuralları, Tanrı buyruğu niteliğinde kabul edildiğinden dogmatik ve statik bir karakter taşır. Bu kurallara uymayan kişi, günah işleyeceğine ve Tanrı tarafından cezalandırılacağına inanır. Laik toplumlarda ise din kurallarına uymamanın yaptırımı yalnızca manevi niteliktedir; günahkâr sayılma ya da toplum dışına itilme gibi tepkilerle karşılaşılır. Bir din kuralı aynı zamanda hukuk kuralı hâline gelmişse bu kurala aykırı davranış maddi yaptırıma da konu olabilir; ancak bu, söz konusu kuralın hukukça benimsenmiş olmasından kaynaklanır.

Ahlak kuralları, hem bireysel hem de toplumsal değer yargılarını kapsar. Öznel (sübjektif) ahlak bireyin kendisiyle ilişkili değerleri içerirken nesnel (objektif) ahlak fakirlere yardım etmek ya da verilen sözü tutmak gibi toplumsal değerleri kapsar. Ahlak kuralları zamana, yere ve topluma göre değişkenlik gösterir. Bu kurallara uyulmadığında karşılaşılan yaptırımlar manevi niteliktedir; toplumca ayıplanma veya toplum dışına itilme bunların başında gelir. Bir ahlak kuralı hukuk tarafından da benimsenmişse o kurala aykırı davranmak aynı zamanda hukuk kuralının ihlali sayılır ve maddi yaptırım gündeme gelebilir. Hukuk kuralları, ahlak kurallarına kıyasla daha dar bir alanı kapsar; zira hukuk yalnızca dışa yansıyan, toplumsal nitelikteki davranışlarla ilgilenir.

Görgü kuralları, gündelik ilişkilerde uyulması beklenen davranış kalıplarından oluşur. Tavırlar, yöntemler ve hareket biçimlerini kapsayan bu kurallar; başkası konuşurken dinlemek, kibarca yemek yemek, selam vermek veya misafir ağırlamak gibi pratikleri içerir. Görgü kuralları bölgesel ve yöresel bir nitelik taşıyabilir. Bazı durumlarda bu kurallar hukuksallaşabilir; askerde selam vermek buna örnek gösterilebilir.


Hukuk Kurallarının Temel Özellikleri

Hukuk kuralları, en önemli sosyal kurallar olarak değerlendirilir. İnsan topluluğunun var olduğu her yerde hukukun da var olduğu kabul edilir. Bu kurallar yalnızca kişilerin dışa yansıyan ilişkilerini düzenlemekle kalmaz; toplum yaşamını düzenlemek, huzuru ve barışı sağlamak ile dayanışmayı gerçekleştirmek gibi işlevler de üstlenir.

Hukuk kurallarının temel özellikleri şu şekilde özetlenebilir: genel ve soyut olmaları, emir ve yaptırım içermeleri. Hukuk kuralları belirli bir durumu ya da olayı değil, gerçekleşmesi muhtemel soyut durumları düzenler; somut olay ortaya çıktığında soyut kural bu olaya uygulanır. Hukuk kuralları aynı durumdaki bütün bireyleri ve aynı nitelikteki tüm olayları kapsar; yürürlükten kaldırılmadıkça sürekli biçimde uygulanır.

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en belirleyici özellik yaptırımlarının maddi nitelik taşımasıdır. Hukuk kurallarına uyulmadığı takdirde kişiye maddi yaptırım uygulanır; kamu gücü devreye girerek kuralı ihlal eden kimseye zor kullanılır ve kuralın gereği yerine getirilir. Bu durum, hukuk kurallarının devletin zorlayıcı gücüyle desteklenmiş olmasından kaynaklanır.

Hukukla ilgili yapılan tanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde hukuk kurallarının şu nitelikleri taşıdığı görülür:

  • Kişilerin dışa yansıyan davranışlarını düzenler.
  • Toplumdaki egemen güç, yani üstün siyasal iktidar tarafından belirlenir.
  • Genel olarak kişiler arasındaki ilişkileri düzenler.
  • Örgütlü siyasal mekanizma aracılığıyla gerçekleşir.
  • Maddi yaptırım içerir.
  • Toplumsal barışı, hukuk güvenliğini ve adaleti sağlar.

Her hukuk kuralı üç temel ögeyi barındırır: konu, irade (emir) ve yaptırım.


Hukukta Yaptırım Türleri

Sosyal kurallara uyulmadığında gösterilen tepki yaptırım olarak adlandırılır. Yaptırımın amacı, belirli türlerde zorlama yoluyla kurallara uyulmasını sağlamaktır. Din, ahlak ve görgü kurallarına uyulmadığında ortaya çıkan yaptırımlar manevi nitelik taşırken hukuk kurallarına uyulmadığında maddi nitelikte bir yaptırımla karşılaşılır. Hukuki yaptırımlar beş temel kategoride incelenir: ceza, cebri icra, tazminat, geçersizlik ve iptal.

Ceza, suçun karşılığı olarak uygulanan yaptırımdır ve birçok toplumda temel yaptırım biçimi kabul edilir. Türk Ceza Kanunu'na göre cezalar hapis ve adli para cezaları olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Hapis cezaları ise ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezaları şeklinde üç grupta düzenlenmiştir.

Cebri icra, bir borç ilişkisinde borcunu kendi rızasıyla yerine getirmeyen borçlunun devlet gücü aracılığıyla borcunu ifa etmesini sağlayan yaptırımdır. Süresi dolmasına rağmen taşınmazı tahliye etmeyen kiracının tahliyesi ya da boşanma kararı sonucunda velayeti anneye bırakılan çocuğu teslim etmeyen babanın durumu bu yaptırıma örnek gösterilebilir.

Tazminat, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu davranışı sonucunda başkasına verdiği zararın o kişiye ödettirilmesidir. Tazminata konu zarar maddi ya da manevi olabilir. Manevi tazminat; bedensel bütünlüğün zedelenmesi, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar gören kişiye ya da ölenin yakınlarına ödenir. Manevi zarar paradan başka yollarla da giderilebilir; özür dileme, mahkeme kararının ilanı veya kınama yazısı yayımlanması bu yollara örnek oluşturur. Tazminat haksız fiilden doğabileceği gibi sözleşmeye aykırı davranıştan da ortaya çıkabilir.

Geçersizlik (hükümsüzlük), hukuka aykırı biçimde yapılan hukuki işlemlere uygulanan yaptırımdır. Özel hukukta geçersizlik yaptırımının türleri arasında yokluk ve butlan yer alır; butlan da kendi içinde mutlak, kısmi ve nispi butlan olmak üzere ayrıma tabi tutulur.

  • Yokluk: Hukuki işlemin kanunun öngördüğü kurucu unsurlardan en az birine uyulmaksızın yapılması hâlinde söz konusu olur. Bu durumda işlem hukuk düzeninde hiç oluşmamış sayılır. Evlendirme memuru önünde yapılmamış, yani yalnızca dini tören biçiminde gerçekleştirilen nikâh bu duruma örnek gösterilebilir.

  • Mutlak butlan: Kanunun öngördüğü kurucu unsurlara sahip olmakla birlikte kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak yapılan hukuki işlemlere uygulanan yaptırımdır. Mutlak butlan herkesçe ileri sürülebilir; zamanaşımına uğramaz ve hâkim bunu kendiliğinden dikkate alır. Klasik bir benzetmeyle; yok işlem hiç doğmamış, mutlak butlanla batıl işlem ise ölü doğmuş bir işlem gibi değerlendirilir.

  • Nispi butlan: Kanunun öngördüğü unsurlara sahip olan ve emredici hükümlere aykırı olmayan bir işlemin, o işlemi oluşturan iradelerden birindeki sakatlık nedeniyle geçersiz sayılmasıdır. Başlıca nispi butlan sebepleri yanılma, aldatma ve korkutmadır. Mutlak butlanın aksine nispi butlanda işlem, iradesi sakatlanan kimsenin bunu ileri sürmesine kadar geçerli sayılır.

İptal, hukuk kurallarına aykırı biçimde yapılmış idari işlemlerin idari yargı organlarınca ortadan kaldırılması hâlinde ortaya çıkan yaptırımdır. Anayasa'ya göre idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir.


Hukukun Kaynakları

Kaynak, bir şeyin ilk çıktığı ve kaynandığı yer anlamına gelir. Hukukun kaynağı ise hukuk kurallarının ortaya çıktığı ve doğduğu yeri ifade eder. Hukukun kaynakları; bilgi kaynakları, organsal kaynaklar ve biçimsel kaynaklar olarak sınıflandırılabilir. Resmî Gazete, meclis tutanakları, hukuk kitapları ve içtihat derlemeleri hukukun bilgi kaynaklarına örnek teşkil eder.

Hukukun biçimsel kaynaklarına göre hukuk üç biçimde ortaya çıkar: yazılı hukuk, gelenek hukuku ve içtihat hukuku. Yazılı hukuk ve gelenek hukuku asıl kaynakları; içtihat hukuku ise yardımcı kaynağı oluşturur. Hukukun yazılı ve asıl kaynakları Anayasa, kanun, uluslararası sözleşmeler, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliktir. Yazılı olmayan asıl kaynak ise gelenek hukukudur.

Kara Avrupası hukuk sisteminde yazılı hukuk kuralları hiyerarşik bir yapı içinde değerlendirilir. Bu yapıda en üstte Anayasa yer alır; ardından sırasıyla uluslararası sözleşmeler, kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler gelir. Bu hiyerarşik yapıya normlar hiyerarşisi adı verilir. Alttaki kuralların üsttekine aykırı olması hâlinde siyasal ya da yargısal yollarla bu uyumsuzluk giderilir.

Anayasa, devletin temel yapısını, kişilerin hak ve ödevlerini, devlet organlarını ve bu organların işleyişini düzenleyen esas ve kurallar bütünüdür. En genel, en soyut ve en güçlü hukuk kurallarından oluşan Anayasa; yasama, yürütme ve yargı organları ile idare makamlarını bağlar. Türkiye'de bugüne kadar 1876, 1921, 1924, 1961 ve 1982 Anayasaları uygulanmış olup yürürlükteki 1982 Anayasası halk oylamasıyla kabul edilmiştir.

İçtihat hukuku, mahkemelerin yargısal kararları aracılığıyla oluşur. Kanunda uygulanabilir bir hüküm bulunamadığı durumlarda hâkim; örf ve adet hukukuna, gerekirse bilimsel içtihada başvurur. Bu yollarla da sonuca ulaşılamazsa hâkim, kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse o ilkeyi esas alarak hukuk yaratır.


Hukukun Dalları: Kamu ve Özel Hukuk

Hukuk, düzenlediği ilişkilerin niteliğine göre iki temel dala ayrılır: kamu hukuku ve özel hukuk. Bu ayrım, hukukun temel ayrımlarından biri olmakla birlikte günümüzde artan karma nitelikteki ilişkiler nedeniyle eski keskinliğini yitirmiştir.

Kamu hukuku; devlet ile bireyler arasındaki ya da devlet organları arasındaki ilişkileri düzenler. Bu alanda taraflar eşit konumda değildir; devlet üstün kamusal güçle ilişkiye katılır ve kamu yararı önde tutulur. Anayasa hukuku, idare hukuku, ceza hukuku ve vergi hukuku kamu hukukunun başlıca dallarıdır.

Özel hukuk; eşit konumdaki bireyler veya kurumlar arasındaki ilişkileri düzenler. Bu alanda taraflar serbest iradeleriyle eşitlik ilkesi çerçevesinde hukuki ilişkiye girerler. Medeni hukuk, borçlar hukuku, ticaret hukuku ve iş hukuku özel hukukun temel dallarını oluşturur.

Son yıllarda çağdaş insan ilişkilerinin karmaşıklaşmasıyla birlikte kamu hukuku, koruyucu hükümleriyle özel hukuku giderek daha fazla etkilemekte; tarafların sözleşme özgürlüğü çeşitli yasal düzenlemelerle sınırlandırılmaktadır. Böylece salt kamu hukuku ya da salt özel hukuk ilişkisi olarak nitelendirilemeyecek karma alanlar giderek genişlemektedir.


Hukuk Sistemleri

Dünya genelinde hukuk sistemleri, tarihsel köken ve yapısal özelliklerine göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırmada öne çıkan iki temel sistem şunlardır:

Kıta Avrupası Hukuku (Roma-Cermen Hukuku), Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya ve Türkiye gibi ülkelerde egemen olan sistemdir. Roma Hukuku'nun yeniden canlandırılmasına ve kanunlaştırma (codification) hareketlerine dayanır. Bu sistemde hukuk kuralları yazılı kanunlarda toplanmış olup hâkimler kanunu somut olaya uygular. Türk hukuku Kıta Avrupası sistemine dahildir.

Anglo-Amerikan Hukuku (Common Law), İngiltere, ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda'da geçerli olan sistemdir. İçtihada dayalı olup yazılı kanunlar yerine mahkeme kararları temel hukuk kaynağını oluşturur. Emsal (precedent) ilkesi bu sistemin belirleyici özelliğidir.


Önemli Noktalar

  • Sosyal düzen kuralları dört başlık altında incelenir: din, ahlak, görgü ve hukuk kuralları; hukuku diğerlerinden ayıran temel özellik maddi yaptırım içermesidir.
  • Hukuk kuralları; genel ve soyut nitelikleriyle aynı durumdaki herkese uygulanır; devletin zorlayıcı gücüyle desteklenir.
  • Hukuki yaptırımlar beş türdür: ceza, cebri icra, tazminat, geçersizlik (yokluk/butlan) ve iptal.
  • Hukukun kaynakları asıl (yazılı hukuk + gelenek hukuku) ve yardımcı (içtihat hukuku) olmak üzere ayrılır; normlar hiyerarşisinde Anayasa en üst konumdadır.
  • Kamu hukuku devlet-birey ilişkilerini düzenler (anayasa, idare, ceza hukuku); özel hukuk eşit taraflar arasındaki ilişkileri düzenler (medeni, borçlar, ticaret hukuku).
  • Türk hukuku, Roma Hukuku'na dayanan Kıta Avrupası (Roma-Cermen) hukuk sistemine dahildir; bu sistemde yazılı kanunlar temel kaynaktır.

Temel Kavramlar

KavramTanım
Sosyal Düzen KurallarıDin, ahlak, görgü ve hukuk kurallarını kapsayan; toplumsal ilişkileri düzenleyen ve herkese uygulanabilen normlar bütünü
Hukuk KuralıDevletin zorlayıcı gücüyle desteklenen, maddi yaptırım içeren, genel ve soyut sosyal düzen kuralı
Normlar HiyerarşisiYazılı hukuk kurallarının Anayasa → uluslararası sözleşmeler → kanun → kararname → yönetmelik sıralamasında oluşturduğu üst-alt ilişkisi
Kamu HukukuDevlet ile bireyler ya da devlet organları arasındaki eşitsiz güç ilişkilerini düzenleyen ve kamu yararını esas alan hukuk dalları
Özel HukukEşit konumdaki bireylerin serbest iradeleriyle girdikleri ilişkileri düzenleyen medeni, borçlar ve ticaret hukuku gibi dallar
İçtihat HukukuMahkeme kararlarının oluşturduğu ve kanunda boşluk bulunan durumlarda başvurulan yardımcı hukuk kaynağı

Başvurulabilecek Kaynaklar

  • Anayurt, Ö. (2011). Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları (11. Basım). Ankara: Seçkin Yayıncılık.
  • Güriz, A. (1992). Hukuk Felsefesi (3. Basım). Ankara: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları.
  • Aral, V. (2010). Hukuk ve Hukuk Bilimi Üzerine. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık.
  • Gözler, K. (2009). Hukukun Temel Kavramları. Bursa: Ekin Yayınevi.
  • Özekes, M. (2015). Temel Hukuk Bilgisi. Bursa: Ekin Basım Yayın.
🎯

Bu makaleyi ne kadar anladın?

5 dakikalık testle kendin için ölç.

Reklam Alanı [1234567890]

Haftalık akademik özet için bültenimize katıl

Yeni makaleler ve seçkiler doğrudan e-posta kutuna.

Aboneliğinizi istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Gizlilik Politikası

Bu makaleyi paylaş

X (Twitter)LinkedInE-posta