Sağlık Kavramı ve Evrensel Boyutu
Sağlık, evrensel bir kavramdır. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre sağlık; yalnızca hastalık ve sakatlığın bulunmaması değil, bireyin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam iyilik halidir. Ulaşılabilir en yüksek standarttaki sağlık düzeyine erişmek, ırk, siyasi görüş, ekonomik ve sosyal konumu ne olursa olsun her bireyin temel hakkı olarak kabul edilmektedir.
Uzun yıllar boyunca hâkim olan biyomedikal model sağlığı yalnızca hastalığın yokluğu olarak ele alır; bedensel bulgulara odaklanır ve psikolojik ile sosyal boyutları göz ardı eder. 1977'de George Engel'in geliştirdiği biyopsikososyal model ise sağlığı ve hastalığı biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin bir bütün olarak şekillendirdiği dinamik bir süreç olarak tanımlar:
- Biyolojik boyut: Genetik yapı, bağışıklık sistemi, organ işlevleri ve fizyolojik denge.
- Psikolojik boyut: Duygusal durum, baş etme becerileri, kişilik özellikleri ve zihinsel sağlık.
- Sosyal boyut: Aile yapısı, sosyoekonomik düzey, kültürel değerler ve çevre koşulları.
Bu üç boyutun birbirini karşılıklı olarak etkilediği ve hiçbirinin diğerlerinden bağımsız değerlendirilemeyeceği görüşü, modern sağlık anlayışının temelini oluşturur.
Sağlık hizmetleri; kamusal ve özel kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları tarafından sunulmaktadır. Bu hizmetler koruyucu, tedavi edici ve rehabilitasyon olmak üzere üç temel boyut çerçevesinde değerlendirilir. Türk sağlık sisteminde ise hizmet sunumu birinci, ikinci ve üçüncü basamak düzeyinde sınıflandırılmaktadır.
Koruyucu Sağlık Hizmetleri ve Kapsamı
Koruyucu sağlık hizmetleri, hastalık ortaya çıkmadan önce alınan her türlü önlemi ve mücadeleyi kapsar. Bu hizmetlerin en belirgin özelliği, yalnızca hizmeti alan bireye değil toplumun tüm üyelerine yarar sağlamasıdır; dolayısıyla koruyucu hizmetlerin sosyal faydası özel faydasından yüksektir.
Koruyucu sağlık hizmetleri kendi içinde iki ana gruba ayrılır:
Çevresel Sağlık Hizmetleri, çevreyi olumsuz etkileyen biyolojik, fiziksel ve kimyasal faktörlerin yok edilmesini ve düzeltilmesini hedefler. Atıkların zararsız hale getirilmesi, yeterli ve temiz su sağlanması, gıdaların denetimi ile çevre kirliliğinin önlenmesi bu hizmetler arasında sayılabilir. Bireylerin çevresel etkenler konusunda bilinçlendirilmesi de bu kapsamda değerlendirilir.
Kişiye Yönelik Sağlık Hizmetleri ise hekim, hemşire, ebe ve sağlık memuru gibi eğitimli sağlık personeli tarafından yürütülür. Bağışıklama, erken teşhis, tedavi, ilaçla koruma, kişisel hijyen, düzenli beslenme, aile planlaması, genetik danışma ve sağlık eğitimi bu hizmetlerin başlıca bileşenlerini oluşturur.
Koruyucu hizmetlerin gelişip yaygınlaşmasının temel etkenlerinden biri maliyet odaklı bir bakış açısıdır. Sağlık güvenlik kuruluşları ve sigorta şirketlerinin ileriye yönelik riskleri önceden tahmin ederek tanı, tedavi ve rehabilitasyon maliyetlerini en aza indirme çabası bu alanda belirleyici bir rol oynamıştır. Nitekim sağlık ekonomisi çalışmaları, hastalıklardan korunmanın tanı ve tedavi işlemlerine kıyasla ekonomik yükünün daha düşük olduğunu ortaya koymuştur.
Periyodik Sağlık Muayenesi ve Bağışıklama
Sistematik ve maliyet etkin bir yaklaşım olarak öne çıkan periyodik sağlık muayenesi; sağlıklı görünen bireylerin görüşme, fizik muayene, laboratuvar tetkikleri ve bağışıklama kapsamında taranmasını ifade eder. Yaşa, cinsiyete ve risk gruplarına göre belirli aralıklarla uygulanan bu muayeneler, ulusal programlar çerçevesinde zorunlu taramalar olarak düzenlenmektedir. Periyodik sağlık muayenesinin en önemli özelliği, kişiyi bir bütün olarak değerlendirmesi ve bireysel özelliklere göre gerekli muayene, tetkik, danışmanlık, eğitim ile bağışıklama uygulamalarını kişiye özgü biçimde gerçekleştirmesidir.
Bağışıklama, kişinin belirli bir etkene karşı bağışıklık kazandırılması işlemidir. Aşılar evrensel boyutta düşünülerek ülkelerin ihtiyaçlarına göre belirlenir; temel amaç, aşı ile önlenebilen, en çok sakat bırakan ve ölüme yol açan hastalıkların ortadan kaldırılmasıdır.
Koruyucu hizmet önerilerinin sınıflandırılmasında kullanılan bir cetvel, net yararın kesinlik düzeyine göre A'dan I'ya kadar derecelendirme yapar. A ve B derecesindeki öneriler, koruyucu hizmetler kapsamında uygulanması en çok tavsiye edilen ve güvenilirliği en yüksek olan hizmetleri oluşturur.
Engelli Mimarisi ve Fiziksel Erişilebilirlik
Engelli bireyler; eğitim, çevre, iş ve meslek yaşamlarında sosyal becerilerinin yetersiz kalmasından kaynaklanan çeşitli güçlüklerle karşılaşmaktadır. Engellilikten kaynaklanan olumsuz sağlık sorunları nedeniyle bu bireyler sıklıkla sağlık kuruluşlarına başvurmak durumunda kalmaktadır. Bu gerçeklik, sağlık kuruluşları başta olmak üzere tüm yaşam alanlarında engelli mimarisinin koruyucu sağlık hizmetlerinin bir parçası olarak ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Mimari açıdan engelli birey; genel ihtiyaçlara göre tasarlanmış binaları kullanımlarında uygun olanakların yokluğundan dolayı engellerle karşılaşan kişi olarak tanımlanmaktadır. Engelliliğin çeşitlilik gösteren doğası nedeniyle standart bir tanım yapmak güç, hatta imkânsızdır. Bireyin engellilik durumu; onun biyolojik yapısından çok, içinde yaşadığı sosyal ve kültürel ortamda anlam kazanmaktadır. Bu kültürel anlam ise toplumdan topluma farklılık göstermektedir.
Fiziksel erişilebilirlik; kişinin engel durumu ve bedensel sorununa göre fiziksel çevrenin konumu ve uygunluğu olarak tanımlanabilir. Bu kavram, bireyin yapılı veya doğal çevrede bir noktadan diğerine başka bir bireyin yardımına gerek duymaksızın, bağımsız olarak, diğer kullanıcılarla eşit biçimde, güvenli ve rahatça dolaşabilmesini kapsar. Fiziksel erişilebilirliğin yalnızca mevcut kanun ve yönetmeliklerin karşılanmasıyla sınırlı kalamayacağı görüşüyle bu kavram, "kapsayıcı tasarım" ve "evrensel tasarım" gibi ilkelerle genişletilmiştir. Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler sözleşmesi çerçevesinde lokantalar, oteller, tiyatrolar, hastaneler, aile sağlığı merkezleri, eczaneler, alışveriş merkezleri, müzeler, kütüphaneler, parklar, spor salonları, okullar ve tüm devlet dairelerinin engelli bireylerin girişine uygun biçimde düzenlenmesi zorunlu kılınmaktadır.
Önemli Noktalar
- Dünya Sağlık Örgütü'ne göre sağlık; hastalık ve sakatlığın yokluğunun ötesinde bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam iyilik halidir; en yüksek sağlık düzeyine ulaşmak her bireyin temel hakkıdır.
- Biyopsikososyal model, sağlığı biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin birbirini karşılıklı olarak etkilediği dinamik bir bütün olarak ele alır; bu üç boyutu birbirinden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir.
- Koruyucu sağlık hizmetleri hastalık ortaya çıkmadan önce devreye girer ve sosyal faydası özel faydasından yüksek olan hizmetler olarak değerlendirilir.
- Koruyucu hizmetler çevresel ve kişiye yönelik olmak üzere iki ana grupta incelenir; sağlık personeli tarafından yürütülen kişiye yönelik hizmetler bağışıklama, erken teşhis ve aile planlamasını kapsar.
- Periyodik sağlık muayenesi, kişiyi bütüncül bir bakışla değerlendiren ve hastalıklardan korunmayı ekonomik açıdan etkin biçimde destekleyen sistematik bir uygulamadır.
- Engelli bireylerin yaşam alanlarında karşılaştığı fiziksel engeller, engelli mimarisini koruyucu sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir bileşeni haline getirmektedir.
- Fiziksel erişilebilirlik ilkesi; kapsayıcı ve evrensel tasarım anlayışıyla desteklenerek uluslararası sözleşmeler aracılığıyla yasal bir zemine oturtulmuştur.
Temel Kavramlar
| Kavram | Tanım |
|---|---|
| Sağlık | Yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam iyilik hali (WHO tanımı) |
| Biyopsikososyal Model | George Engel'in 1977'de geliştirdiği; sağlığı biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutların birlikte şekillendirdiği bir bütün olarak ele alan modern sağlık modeli |
| Biyomedikal Model | Sağlığı yalnızca hastalığın yokluğu olarak tanımlayan, psikolojik ve sosyal boyutları dışarıda bırakan geleneksel tıbbi yaklaşım |
| Koruyucu Sağlık Hizmetleri | Hastalık ortaya çıkmadan önce alınan her türlü önlem ve mücadeleyi kapsayan, sosyal faydası özel faydasından yüksek hizmetler bütünü |
| Periyodik Sağlık Muayenesi | Sağlıklı görünen bireylerin yaşa, cinsiyete ve risk grubuna göre belirli aralıklarla görüşme, fizik muayene, laboratuvar tetkikleri ve bağışıklama kapsamında sistematik olarak taranması |
| İmmünizasyon (Bağışıklama) | Kişinin belirli bir etkene karşı bağışıklık kazandırılması işlemi |
| Fiziksel Erişilebilirlik | Kişinin engel durumu ve bedensel sorununa göre fiziksel çevrenin konumu ve uygunluğu; bireyin başkasının yardımına gerek duymaksızın çevrede bağımsız ve güvenli biçimde dolaşabilmesi |
| Evrensel Tasarım | Fiziksel erişilebilirlik kapsamını genişleten ve çevrenin her kullanıcı tarafından eşit biçimde kullanılmasını destekleyen tasarım anlayışı |
Başvurulabilecek Kaynaklar
- Allender, J.A. & Spradley, B.W. (2005). Community Health Nursing: Concepts And Practice (6th ed.). Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins.
- Engel, G.L. (1977). The need for a new medical model: A challenge for biomedicine. Science, 196(4286), 129–136.
- Dünya Sağlık Örgütü (WHO). (1948). Constitution of the World Health Organization. Geneva: WHO.
- Sağlık Bakanlığı. (2011). Türkiye Sağlıkta Dönüşüm Programı. Ankara: Sağlık Bakanlığı Yayınları.