Sofiapedi
İletişim ve MedyaTemel

İletişim Nedir? Temel Kavramlar ve Modeller

İnsanın kendi varlığının bilincine vardığı andan itibaren çevresiyle kurduğu etkileşim, yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Bu anlamda bireyin yaşam

·5 dk okuma

İletişimin Doğası ve Bireylerarası Boyutu

İnsanın kendi varlığının bilincine vardığı andan itibaren çevresiyle kurduğu etkileşim, yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Bu anlamda bireyin yaşamı, birbiri ardına dizilen bir dizi iletişim yaşantısı olarak yorumlanabilir. İnsanın toplumsal bir varlık olması iletişim etkinliğinin doğrudan bir sonucudur; toplumsal yaşamın varlığı ve sürekliliği de ancak iletişimle mümkündür.

Bireylerarası iletişim, mesajın kaynağı ve hedefini bireylerin oluşturduğu, genellikle yüz yüze gerçekleşen bir iletişim biçimidir. Bu süreç örtülü ya da açık bir amaç doğrultusunda işler; bilginin, duygunun, düşüncenin ve yaşantının paylaşımını kapsar. Hem psikolojik hem de sosyal ve kültürel bir olgu olan bireylerarası iletişimde taraflar arasında belirli bir zaman ve mekân birliği bulunur.

Bireylerarası iletişimin temel koşullarından biri, sürece katılanların herhangi bir kurumu ya da toplumsal konumu temsil etmeksizin kendi adlarına iletişim kurmalarıdır. Bir kurum ya da toplumsal konum adına gerçekleştirilen iletişim, sosyal ya da örgütsel iletişim kapsamında değerlendirilir. Örneğin tapu dairesindeki görevli memur ile vatandaş arasındaki iletişim bireylerarası değil sosyal bir iletişimdir; ancak bu iletişim tarafların kişisel alanlarına doğru kaydığında bireylerarası iletişimden söz edilebilir.

Bireylerarası iletişim tek yönlü değil, karşılıklı bir etkileşim süreci olarak gerçekleşir. Bu süreçte kaynak ve hedef birimleri karşılıklı olarak birbirini etkiler; roller bireyler arasında değişim gösterir. Söz konusu iletişim yüz yüze kurulabileceği gibi telefon, faks, bilgisayar ve internet gibi etkileşimli araçlar yoluyla da kurulabilir. Bununla birlikte bireylerarası iletişim kitle iletişiminden ayrışır: Kitle iletişim araçları belirsiz bir kitleye mesaj gönderen bir kaynak konumundayken etkileşimli iletişim araçları bireylere hem kaynak hem de hedef olma olanağı tanır.


Temel Ögeler: Kaynak, Mesaj ve Kodlama

Bireylerarası iletişim süreci; mesajı oluşturan ve kodlayan bir kaynaktan, iletilen mesajdan, bu mesajın taşındığı kanaldan ve mesajı alan alıcıdan oluşur.

Kaynak, iletişim sürecinin başlatıcısıdır; mesajı kodlayan ve gönderen birimdir. Kaynak olmadan iletişimin gerçekleşmesi söz konusu değildir. Kaynağın etkili bir iletişim kurabilmesi; iletişim becerisine, tutumuna, konuya ilişkin deneyim ve bilgisine, toplumsal ve kültürel etkenlere bağlı olarak değişir. Kaynağın oluşturduğu mesaj ile sosyal statüsü ve kültürel kimliği arasında bir uyum beklenir; aksi durumda mesaj alıcı tarafından dikkate alınmayabilir.

Mesaj, kaynağın alıcıya iletmek istediği bilgi, duygu ve düşüncelerin sözlü ya da görsel simgelerle kodlanmış hâlidir. İletişim sistemi içinde kullanılan simgeler temelde ikiye ayrılır: göze hitap eden görsel simgeler ve kulağa hitap eden işitsel simgeler. Sesten söze, vurgudan tonlamaya, rastgele hareketlerden anlamlı jest ve mimiklere, giyim kuşamdan aksesuvarlara kadar pek çok öge mesajın kodlanması sürecine dahil olur ve anlamı zenginleştirir.

Kodlama, alıcıya gönderilecek anlamların uygun simgeler kullanılarak bir iletiye dönüştürülmesi sürecidir. Kodlamanın iletişim kanalına uygun olması zorunludur; örneğin yalnızca işitsel bir kanalın kullanıldığı iletişimde beden dilinin çok fazla etkinliği olmayacaktır. Kaynağın mesajı kodlarken dikkat etmesi gereken başlıca unsurlar şunlardır:

  • Kullanılan semboller alıcı için anlaşılır olmalıdır.
  • Soyut ifade ve semboller yerine somut, görsel ve işitsel olanlar tercih edilmelidir.
  • Semboller, alıcının aşina olduğu anlamlarda kullanılmalıdır.
  • Anlaşılması güç semboller açıklanmalıdır.

Kaynağın mesajı doğru biçimde kodlayarak alıcıya iletmediği durumlarda mesaj, alıcı tarafından "gürültü" olarak kalabilir ya da çarpıtılarak anlaşılabilir.


Alıcı, Algı ve Gürültü

Alıcı, kaynak tarafından kodlanarak gönderilen mesajları alan kişidir. Etkili bir iletişimin gerçekleşmesi, iletinin alıcıya ulaşması ve alıcı tarafından doğru anlaşılmasıyla mümkündür. Alıcı mesajı aldıktan sonra kod açımı yaparak kaynaktan gelen simgeleri anlamlandırır.

Mesajın alıcıya ulaşmasının ardından öncelikle algılama devreye girer; duyu organlarına ulaşan veriler, algılama olmaksızın tek başına anlam taşımaz. Alıcı, gelen mesajı bir "filtre" sürecinden geçirir. Bu süreçte alıcının beklentileri, geçmiş yaşantısı, toplumsal ve kültürel değerleri devreye girerek bir filtreleme işlevi görür.

Sağlıklı bir iletişim için kaynağın mesaja yüklediği anlam ile alıcının mesajı anlamlandırması ve yorumlaması arasında tutarlılık bulunmalıdır. Bunun yanı sıra kaynak ile alıcı arasında ortak bir dilin, kültürel kodların, duygu ve düşüncelerin varlığı da iletişimin başarıyla yürütülmesinde belirleyici bir rol oynar.

Mesajın doğru alınmasını engelleyen bozucu etkenlere gürültü adı verilir. Bireylerarası iletişimde gürültü; ortak anlam taşımayan simgelerin kullanımı, uygun olmayan kanal seçimi, alıcının dikkatsizliği veya ilgisizliği, farklı sosyo-ekonomik ve kültürel değerler ile mesajın uygun olmayan zaman ve mekânda gönderilmesi gibi nedenlerle ortaya çıkar. Gürültü sonucunda mesajın anlaşılamaması ya da yanlış anlaşılması "iletişim çökmesine" yol açar; bu durumda kaynak ile alıcı arasında sağlıklı bir iletişim gerçekleşmemiş olur.

Bireylerarası iletişimde alıcının taşıması gereken temel özellikler şöyle sıralanabilir:

  • Mesajı algılamak ve çözümlemek için etkin bir dinleyici konumunda bulunmalı, dikkatini ve ilgisini kaynağa yöneltmelidir.
  • Dinleme sırasında önyargılı olmamalı, kalıplaşmış yargılardan ve genellemelerden uzak durmalıdır.
  • Kaynakla empati kurmalı, iletiyi anlamak konusunda çaba göstermelidir.
  • Dinleme eylemi sırasında sabırlı olmalı ve kaynağın mesajını doğru ifade edebilmesine imkân tanımalıdır.

Tutumlar, Benmerkezcilik ve Empati

Bireylerarası iletişim sürecini etkileyen önemli psikolojik etkenlerden biri tutumlardır. Tutum; bireylerin belirli psikolojik nesnelere ilişkin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan eğilimleri niteler. Buna göre tutumlar duygu, düşünce ve davranış olmak üzere üç boyuta sahiptir.

Benmerkezcilik ise bireyin algısal, bilişsel ve duygusal açıdan kendisini karşısındaki kişinin yerine koyamaması ve onu anlama çabası içine girememesi olarak tanımlanabilir. Bireylerarası iletişimde benmerkezci biçimde davranan bir bireyin karşısındakini anlaması ve onunla empati kurması beklenmez. Bu durum iletişim sürecinin sağlıklı ilerlemesini doğrudan engeller.

Öte yandan iletişim sürecinde karşı tarafı anlama ve onun bakış açısını benimseyebilme yetisi olan empati, etkin dinlemeyle birlikte bireylerarası iletişimin niteliğini belirleyen temel beceriler arasında yer alır. Kaynak ve alıcı arasında konumlar değiştikçe her iki tarafın da bu becerileri sergileyebilmesi sağlıklı bir iletişim ortamı yaratır.


Önemli Noktalar

  • Bireylerarası iletişim; bilginin, duygunun, düşüncenin ve yaşantının paylaşımına dayanan, hem psikolojik hem de sosyal-kültürel bir süreçtir.
  • Bu iletişim biçiminin gerçekleşebilmesi için sürece katılanların herhangi bir kurum ya da toplumsal konum adına değil, kendi adlarına iletişim kurması gerekir.
  • Bireylerarası iletişim tek yönlü değil, karşılıklı etkileşime dayalı çift yönlü bir süreçtir; kaynak ve hedef rolleri bireyler arasında değişim gösterebilir.
  • Kitle iletişim araçları belirsiz bir kitleye mesaj gönderen bir kaynak konumundayken etkileşimli iletişim araçları bireylere hem kaynak hem de hedef olma olanağı sunar.
  • Gürültü, mesajın doğru alınmasını ve anlaşılmasını engelleyen bozucu bir etkendir; yeterince kontrol edilemezse iletişim çökmesine yol açar.
  • Tutumlar, benmerkezcilik ve empati eksikliği bireylerarası iletişim sürecini olumsuz etkileyen başlıca psikolojik etkenler arasında yer alır.

Temel Kavramlar

KavramTanım
KaynakBireylerarası iletişim sürecinin başlatıcısı; mesajı kodlayan ve alıcıya gönderen birim.
MesajKaynağın alıcıya iletmek istediği bilgi, duygu ve düşüncelerin sözlü ya da görsel simgelerle kodlanmış biçimi.
KodlamaAlıcıya gönderilecek anlamların uygun simgeler kullanılarak bir iletiye dönüştürülmesi süreci.
GürültüMesajın doğru alınmasını ve anlaşılmasını engelleyen, iletişim sürecindeki bozucu etkenler.
TutumBireylerin belirli psikolojik nesnelere ilişkin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını düzenli biçimde oluşturan eğilimler; duygu, düşünce ve davranış boyutlarına sahiptir.
BenmerkezcilikBireyin algısal, bilişsel ve duygusal açıdan kendisini karşısındakinin yerine koyamaması ve onu anlama çabası içine girememesi durumu.

Başvurulabilecek Kaynaklar

  • Aziz, A. (2008). İletişime Giriş. İstanbul: Aksu Kitabevi.
  • Binark, M. (2007). Yeni Medya Çalışmaları. Mutlu Binark (der.) Yeni Medya Çalışmaları (s. 5-15). Ankara: Dipnot.
  • Binark, M. (2007). Yeni Medya Çalışmalarında Yeni Sorunlar ve Yöntem Sorunu. Mutlu Binark (der.) Yeni Medya Çalışmaları (s. 21-44). Ankara: Dipnot.
  • Ecevit, M. F. (2006). Kitle İletişimi, İletişim ve Toplum. Genel İletişim (edt: Uğur Demiray). Ankara: PegemA Yayıncılık.
  • Edgar, A.; Sedgwick, P. (ed) (2007). Kültürel Kuramda Anahtar Kavramlar. (çev: Mesut Karaşahan). İstanbul: Açılım Kitap.
  • Erdoğan, İ. (2011). İletişimi Anlamak. Ankara: Pozitif Matbaacılık
  • Erdoğan, İ. ; Alemdar, K. (2005a). Popüler Kültür ve İletişim. Ankara: Erk Yayınları.
  • Erdoğan, İ. ; Alemdar, K. (2005b). Öteki Kuram. Ankara: Erk Yayınları.
  • Güngör, N. (2013). İletişim Kuramlar Yaklaşımlar. Ankara: Siyasal Kitabevi.
  • Kartarı, A. (2006). Farklılıklarla Yaşamak Kültürlerarası İletişim. Ankara Ürün Yayınları.
🎯

Bu makaleyi ne kadar anladın?

5 dakikalık testle kendin için ölç.

Reklam Alanı [1234567890]

Haftalık akademik özet için bültenimize katıl

Yeni makaleler ve seçkiler doğrudan e-posta kutuna.

Aboneliğinizi istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Gizlilik Politikası

Bu makaleyi paylaş

X (Twitter)LinkedInE-posta